Gün geçmiyor ki hayatım iyice mallaşmasın.
Annemle kavga ettim ve ekkartımı elimden aldı. İşin garip yanı ben bugüne kadar hiç, ekkart birleşik mi yazılıyor diye düşünmedim.
Ekkartımının olmadığı şu zaman diliminde ben mükemmel afişler alamamaktan, mükemmel ve uygun fiyatlı kitaplar alıp, yutarcasına okuyamamaktan, şirin post it'lere para bayılamamaktan, mükemmel milkshakeler ile, beynim donuncaya kadar sevişememekten ve YEMEK YİYEMEMEKTEN şikayetçiyim.
Ve bu acıya dayanamayıp tanrıya, hey dostum senin derdin ne ha demeden edemedim.
Bana, sorun senin o lanet olası kıçının kafandan büyük olması dedi.
Şimdi oturmuş, ölümüne hollywood filmi izleyip, göt göbek büyütüyoruz.
Gün geçmiyor ki, böyle bir karikatür gözlerimden yaş getirmesin;
Bunlar benim için çok ama çok hassas konular ama GEBERDİM LAN.
Gün geçmiyor ki okulu katlanılabilir yapan bıcırık arkadaşım, dünyanın en, en, en, UYGUN KELİME BULAMIYORUM, cümlesini kurmasın.
- İsmail ben gidiyorum
+ Tamam, hadi ALLAH ÇARŞINA PAZAR VERSİN. Ehe. Olm. Şey. BU NE LAN.
Gün geçmiyor ki, Facebooktaki arkadaşınla röportaj mıdır nedir, CANIMA TAK ETMESİN.
Bu nasıl bir soru cevap, hala anlayabilmiş değilim.
Bkz;
- Arkadaşın hedehödö bir yere saklanmış olsa, onu nerede ararsın?
+ Kalbimde (:* <3 !!bir11
Şimdi ben kafama sıkmayayım da KİMLER SIKSIN.
Ama tabi, yaratıcı şeyler çıkmıyor değil.
Şimdi gidip, arkadaşlar röportaj komseptinin içine sıçmaya devam edeceğim.
Bir ara uğrarım.
Kalbimdesiniz (:* <3 !!!birbir111










